Aşüre günü

Aşure Günü Yardımlaşma ve Paylaşma Seferberliği

Aşure Günü’nün asırlık bereketini, paylaşma ve infak ruhunu bu yıl da mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin sofralarına taşıyoruz. Mübarek günlerin feyzini dualarımızla yaşarken, aşağıdaki bağış seçenekleriyle iyiliği dünyanın dört bir yanına ulaştırabilirsiniz:

Kurban Bağışı

  • Aşure Gazze Yemek Bağışı: Zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi veren, açlık ve sefaletle karşı karşıya kalan Gazze'deki kardeşlerimize bir kap sıcak aşure yemeği ulaştırarak acılarına ortak olabilirsiniz. (1 Adet: 240 TL)
  • Yurt İçi Aşure Yemek Bağışı: Ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerinin, kimsesizlerin ve geleceğimizin teminatı olan ilim talebelerimizin sofralarına Aşure Günü'nün bereketini ve sıcaklığını taşıyabilirsiniz. (1 Adet: 240 TL)

"Bağış Yap" butonlarını kullanarak bu anlamlı günde bir kalbe dokunabilir, kardeşlik köprülerini güçlendirebilirsiniz.

Zamanın Kalbindeki Bereket ve Mağfiret: Aşure Günü

İslami takvimin başlangıcı olan Muharrem ayı, inananlar için fazilet ve hikmetlerle dolu müstesna bir zaman dilimidir. Bu kutlu ayın zirve noktası ise hem peygamberlerin hayatında hem de İslam ümmetinin hafızasında derin izler bırakan, ilahi rahmetin yeryüzüne tecelli ettiği Aşure Günü’dür. Aşure, sadece bir takvim yaprağından ibaret değil; duaların kabul edildiği, rızık kapılarının sonuna kadar açıldığı ve müminlerin birbirine kenetlendiği bir mağfiret iklimidir.

Tarihin Aynasında Bir Kurtuluş ve Şükür Günü

Aşure Günü, insanlık tarihinin dönüm noktası sayılan pek çok mucizeye ev sahipliği yapmıştır. Zulmün pençesindeki Hz. Musa ve kavminin, denizin yarılmasıyla Firavun’dan kurtuluşu bu güne rastlar. Aynı şekilde, hatasını gözyaşlarıyla itiraf eden Hz. Yunus’un, balığın karnından o meşhur "Lâ ilâhe illâ ente..." duasıyla selamete erişi de bu mübarek günün hürmetinedir.

Belki de bu güne adını ve tadını veren en köklü hatıra, Hz. Nuh’un gemisinin tufandan kurtularak karaya oturduğu andır. Büyük tufanın ardından elde kalan son erzakların bir kazanda toplanıp kaynatılması, insanlığın yeni günündeki ilk şükür lokması olmuştur. İşte o günden bugüne uzanan aşure geleneği; buğdayın, nohutun ve kuru meyvelerin o tatlı uyumu gibi, toplumun farklı renklerinin bir arada barış içinde yaşamasının, paylaşmanın ve kardeşliğin en lezzetli sembolüdür.

 

Hadislerin Işığında Aşure Fazileti ve İbadeti

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem), Ramazan ayı dışındaki nafile oruçlar arasında Aşure günü orucuna ayrı bir ehemmiyet vermiş ve ümmetine Muharrem ayının 9. ve 10. ya da 10. ve 11. günlerini oruçlu geçirmeyi tavsiye etmiştir. Nitekim sahih hadis-i şeriflerde bu günün bereketi şöyle müjdelenir:

"Aşure günü oruç tutan kimsenin bir önceki yılının günahları affedilir." (Müslim) "Aşure günü orucu bir yıl öncesinin günahlarına kefaret olur." (Tirmizî)

Hz. Musa’nın ve Hz. Yunus’un kurtuluş hikmetlerine değinen ayetlerin rehberliğinde, bu günün mümin için ne denli büyük bir manevi arınma fırsatı olduğu açıkça görülmektedir.

Bu Mübarek Günü Nasıl İhya Etmeliyiz?

Muharrem ayının 10. gününe tekabül eden Aşure Günü'nü hakkıyla ağırlamak, sadece mutfaklarda aşure kaynatmakla sınırlı kalmamalı, ruhsal bir yenilenmeye vesile kılınmalıdır.

Bu kutlu zaman dilimi; tutulacak sünnet bir oruçla nefsi terbiye etmek, tövbe ve istiğfarlarla kalbi günahlardan arındırmak için eşsiz bir fırsattır. Gün boyunca bolca salavat getirmek, zikirle meşgul olmak ve Allah’ın üzerimizdeki nimetlerini tefekkür etmek müminin manevi derecesini yükseltir. Ancak bu günün ruhunu tamamlayan en önemli unsur paylaşmaktır. Çevremizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatmak, sadaka vermek, eşe dosta ve komşulara aşure ikram ederek gönül köprüleri kurmak, Osmanlı'dan günümüze miras kalan toplumsal sevgi ve bereket kültürünü yarınlara taşımanın en güzel yoludur.


Aşüre Günü İçin Banka Hesap Numaraları Tıklayın!

Lütfen açıklama kısmına cep numaranızı girmeyi unutmayınız.


Anasayfa

Giriş/Üye

Hesap No

Bağış Yap

Sepetim